İnşaat Asansörleri

Daha Fazla İnşaat Asansörü Yüksek Katlı Projeleri Gerçekten Hızlandırır mı?

Yüksek katlı yapılara ilişkin araştırmalar; asansör sayısı, hizmet bölgeleri, kabin düzeni, yapının yükselmesi ve sefer planlaması hakkında ne söylüyor?

Kısa yanıt: İnşaat asansörü sayısını artırmak beklemeleri ve taşıma darboğazlarını azaltabilir; ancak tek başına projenin daha hızlı tamamlanmasını sağlamaz. Yüksek katlı yapılara ilişkin araştırmalar, asansör sayısının, konumunun, hizmet bölgelerinin, kabin düzeninin, taşıma talebinin ve işletme stratejisinin birlikte değerlendirilmesi gerektiğini gösteriyor.

Asıl soru genellikle şu değildir:

“Kaç inşaat asansörü kurabiliriz?”

Sorulması gereken şudur:

“Gereken personel ve malzemeyi en az gecikmeyle ve gereksiz kapasite oluşturmadan hangi düşey taşıma sistemiyle taşıyabiliriz?”

Bina yükseldikçe bu ayrım daha da önem kazanır.

Başlangıçta bir ayrımı açıklığa kavuşturmak gerekir. İncelenen araştırmaların çoğu, yüksek katlı projenin toplam tamamlanma süresinden ziyade düşey taşıma süresini, yolcu bekleme süresini, taşıma süresini, işletme verimini, lojistik maliyetini veya asansör kullanım oranını ölçer. Bu göstergelerdeki iyileşme önemli bir darboğazı giderebilir; ancak toplam inşaat süresinin aynı oranda kısaldığı anlamına gelmez.

Araştırmaların kapsamı: Bu yazı; inşaat asansörü simülasyonları, matematiksel ve karma tamsayılı optimizasyon, BIM tabanlı talep tahmini, yüksek katlı proje ve saha verileri ile deneysel kumanda sistemi testlerini kullanan hakemli araştırmalara dayanır. Bu yöntemler farklı soruları yanıtlar; tamamı sahada doğrudan önce-sonra ölçümü değildir. Bina yerleşimleri, taşıma talebi, asansör düzenleri, maliyetler ve amaç fonksiyonları farklı olduğundan, sayısal kazanımlar incelenen koşullara özgüdür ve genel performans garantisi oluşturmaz. Bazı çalışmalar aynı veya ilişkili araştırma programlarından gelmektedir; bu nedenle sonuçlar, birbirinden tamamen bağımsız evrensel doğrulamalar olarak değil, birbirini tamamlayan bulgular olarak okunmalıdır.

İnşaat asansörleri neden şantiyede darboğaza dönüşebilir?

Az katlı bir projede personel ve malzemelerin katlar arasında taşınması görece az zaman alabilir.

Yüksek katlı bir şantiyede ise düşey taşıma, yapım sürecinin ayrılmaz bir parçasıdır.

Personelin görevli olduğu kata, el aletleri ve küçük malzemelerin de ihtiyaç duyulan yere zamanında ulaşması gerekir. Farklı ekipler aynı anda taşıma talebinde bulunabilir. Talep, gün içinde ve yapı yükseldikçe değişir.

Asansör sistemi bu talebi karşılayamazsa personel, çalışmaya ayırabileceği süreyi bekleyerek geçirebilir.

Park ve arkadaşları, yüksek katlı bir konut projesine uygulanan simülasyon modeliyle bu sorunu inceledi. Personelin düşey taşınmasını sabit bir kapasite hesabı yerine değişken talep problemi olarak ele aldılar. (Park et al., 2013)

Bu durumda akla doğal olarak şu çözüm gelir:

Bir asansör daha kurmak.

Bazı projelerde doğru çözüm budur.

Ancak her durumda değil.

Bir asansör daha eklemek neden daha yüksek verim sağlamayabilir?

Her ilave inşaat asansörü taşıma kapasitesini artırır; buna karşılık yeni kısıtlar da getirir.

Bir şantiyede şu olanaklar sınırlıdır:

  • cephedeki yer ve montaj alanı,
  • kat erişim noktaları,
  • elektrik besleme kapasitesi,
  • erişim güzergâhları,
  • montaj ve söküm için ayrılabilecek süre,
  • kiralama ve işletme bütçesi,
  • zemin seviyesindeki kullanılabilir yükleme alanları.

Kapasitenin ne ölçüde kullanıldığı da önemlidir.

Şantiye teorik olarak yeterli taşıma kapasitesine sahip olsa bile, asansörlerin yanlış katlara hizmet vermesi, verimsiz seferler yapması veya dengesiz talebi karşılaması uzun beklemelere yol açabilir.

Bu nedenle güncel araştırmalar, inşaat asansörü planlamasını giderek daha fazla yalnızca ekipman sayısını belirleme işi değil, bir simülasyon ve optimizasyon problemi olarak ele alıyor.

Shin, Cho ve Kang, geçici şantiye asansörlerinin planlanması için genetik algoritmalarla birleştirilmiş ayrık olay simülasyonu geliştirdi ve modeli gerçek bir yüksek katlı projeye uyguladı. Çalışma, basit formüllerin seçenekleri yeterince temsil edemediği durumlarda farklı asansör düzenleri arasından seçim yapma güçlüğünü ele aldı. (Shin et al., 2011)

Cho ve arkadaşları daha sonra, çok yüksek yapılar için birden fazla asansörün birlikte işletilmesine yönelik bir algoritma geliştirdi ve simülasyonla doğruladı. Yalnızca planlamacının deneyimine dayanmak yerine hızlanma ve yavaşlama gibi etkenleri de hesaba kattılar. (Cho et al., 2013)

Koo ve arkadaşları, yoğun personel trafiği sırasında düşey taşımayı; işletme süresi, maliyet etkinliği ve elektrik tüketimini içeren çok amaçlı bir optimizasyon problemi olarak ele aldı. (Koo et al., 2016)

Daha yeni çalışmalar da aynı yaklaşımı izliyor.

Jawaheri, Ahmadnia, Maghrebi ve Ghanbari, projenin farklı aşamalarında asansörlerin tipini, sayısını ve konumunu en uygun biçimde belirleyen bir karma tamsayılı doğrusal programlama modeli geliştirdi. Model; günlük kiralama ve işletme giderlerini, yatay malzeme taşımayı, montaj ve sökümü, ayrıca gecikme cezalarını dikkate aldı. Gerçek bir projenin saha verileriyle sınandı; sahada doğrudan önce-sonra deneyi yapılmadı. (Jawaheri et al., 2026)

Burada belirleyici olan, belirli bir optimizasyon algoritması değildir.

Temel sonuç şudur: En uygun asansör sayısı ve konfigürasyonu, projenin aşamasına ve taşıma talebine göre değişebilir.

Hizmet bölgelendirmesi asansör sayısı kadar önemli olabilir

Birden fazla inşaat asansörünün kullanıldığı yüksek katlı bir proje düşünün.

Bir yaklaşım, her asansörün hemen hemen her kattan gelen çağrılara yanıt vermesidir.

Diğer yaklaşım ise binayı hizmet bölgelerine ayırmaktır.

Örneğin:

  • bir asansör veya asansör grubu alt katlara,
  • diğeri orta katlara,
  • bir başkası ağırlıklı olarak üst katlara hizmet verir.

Amaç, gereksiz seyir mesafesini ve durak sayısını azaltmaktır.

Park ve arkadaşları, yüksek katlı bir konut projesine uygulanan simülasyonda bu yaklaşımı inceledi. Hizmet bölgelerini değişen personel taşıma talebine göre düzenlediler.

Söz konusu örnek projeye ait simülasyonda, en uygun hizmet bölgelendirmesiyle düşey taşıma süresi azaldı. (Park et al., 2013)

Bu sonuç, binanın daha hızlı tamamlandığı anlamına kesinlikle gelmez.

Başka bir projede hizmet bölgelendirmesinin taşıma süresini azaltacağı anlamına da gelmez.

Araştırmanın gösterdiği daha yararlı sonuç şudur:

Aynı taşıma ekipmanı, nasıl organize edildiğine bağlı olarak çok farklı performans gösterebilir.

Bu nedenle iki şantiyeyi yalnızca asansör sayısı bakımından karşılaştırmak yanıltıcı olabilir.

Çift kabin düzeni hesabı nasıl değiştirir?

“ Çift kabin ” terimi farklı fiziksel düzenleri anlatabildiği için dikkatle kullanılmalıdır.

Geleneksel çift kabinli inşaat asansörleri

Geleneksel çift kabinli bir inşaat asansörü düzeninde genellikle ortak bir mast sistemi üzerinde birbirinden bağımsız çalışan iki kabin bulunur.

Bu düzen, ortak mast sistemi üzerinde çalışan kabinlerle ek taşıma kapasitesi sağlayabilir.

Ancak bu geleneksel düzen, burada atıf yapılan Kim ve arkadaşlarının çalışmasında incelenen sistem değildir.

Kim ve arkadaşlarının esnek çift kabin konsepti

Kim ve arkadaşları, çift katlı asansör mimarisinden türetilen farklı bir konsepti inceledi.

Sistemde biri üstte, diğeri altta olmak üzere düşey doğrultuda yerleştirilmiş iki kabin kullanıldı. Kabinler birleştirilerek bitişik katlara hizmet veren çift katlı bir ünite gibi çalışabiliyordu. Sökülebilir bir bağlantı adaptörü, trafik düzeni değiştiğinde daha esnek kullanım sağlıyordu. (Kim et al., 2018)

Araştırmacılar, proje verilerini ve geleneksel tek kabinli asansörlerle önerilen esnek çift kabinli sistemin farklı birleşimlerini kullanarak konsepti bir örnek proje simülasyonunda değerlendirdi.

Yazarlar, yalnızca bu çalışmada değerlendirilen en uygun konfigürasyonda, işletme veriminin %7,9 arttığını ve toplam işletme maliyetinin ,6 azaldığını bildirdi. (Kim et al., 2018)

Bu oranlar geleneksel çift kabinli inşaat asansörlerine uygulanmamalıdır.

Sonuçlar, Kim ve arkadaşlarının esnek çift katlı konseptine, trafik varsayımlarına, asansör bileşimine ve simüle edilen örnek projeye özgüdür.

Genel çıkarım ise geçerlidir:

Kapasite yalnızca makine sayısına göre değerlendirilmemelidir. Kabin düzeni ve işletme stratejisi de önemlidir.

Bina yükseldikçe asansör ihtiyacı değişir

Proje başında sabit bir inşaat asansörü sayısı belirlemenin en önemli güçlüklerinden biri, projenin koşullarının sabit kalmamasıdır.

İnşaatın ilk aşamalarında:

  • taşıma mesafeleri kısadır,
  • çalışma yürütülen kat sayısı daha azdır,
  • belirli malzemeler taşıma trafiğinde ağırlık kazanır.

İlerleyen aşamalarda ise:

  • ortalama seyir mesafeleri artar,
  • personel birçok kata dağılabilir,
  • ince iş ekipleri farklı taşıma düzenlerine ihtiyaç duyabilir,
  • personel trafiği, ağır malzeme taşımaya göre daha belirleyici hâle gelebilir.

Wu ve arkadaşları, yüksek katlı inşaatlarda düşey taşıma için BIM tabanlı bir talep tahmin yöntemi geliştirdi . Araştırma, yetersiz kapasitede planlanan geçici düşey taşıma sisteminin maliyetli gecikmelere; gereğinden büyük sistemin ise atıl kapasiteye ve ek maliyete yol açabileceğini vurguladı. (Wu et al., 2020)

Bu da tasarımda daha doğru bir soruya götürür:

Projenin her aşamasında ne kadar taşıma kapasitesi gerekir?

Şu soru yerine:

En fazla kaç asansör kurabiliriz?

Asansörün konumu da önemlidir

İnşaat asansörünün verimliliği, kabinin doğru kata ulaşmasıyla sınırlı değildir.

Personel ve malzemelerin, kat erişim noktasından çalışma alanına yatay olarak da taşınması gerekir.

Bir asansör düşey taşımada verimli olsa bile kat erişim noktası hizmet verdiği çalışma alanlarına uygun konumda değilse yatay malzeme taşıma mesafesini artırabilir.

Bu etkileşim nedeniyle güncel optimizasyon araştırmaları, asansör konumunu ve yatay malzeme taşımayı birlikte ele alıyor.

Jawaheri ve arkadaşlarının karma tamsayılı doğrusal programlama (MILP) modeli; asansör sayısı, tipi ve konumuyla birlikte kiralama, işletme, montaj, söküm ve gecikme cezalarına ek olarak yatay malzeme taşıma maliyetini de içerir. Model gerçek proje verileriyle değerlendirilmiştir; bildirilen sonuçlar kontrollü bir saha önce-sonra deneyinden değil, optimizasyon modelinden elde edilmiştir. (Jawaheri et al., 2026)

Uygulamadaki karşılığı açıktır:

İnşaat asansörü, tek başına bir kaldırma makinesi olarak değil, şantiyenin lojistik ağının parçası olarak değerlendirilmelidir.

Daha iyi sefer planlaması aynı ekipmanın verimini artırabilir

Ek makine satın almak veya kurmakla ilgili olmayan bir başka değişken daha vardır:

Mevcut asansörlerin çağrılara nasıl yanıt verdiği.

Çok sayıda kata hizmet veren birden fazla asansörde verimsiz sefer planlaması şunlara yol açabilir:

  • gereksiz boş seferler,
  • tekrarlanan duruşlar,
  • uzun yolcu bekleme süreleri,
  • kabinler arasında dengesiz kullanım,

Lee ve Kim bu sorunu, derin pekiştirmeli öğrenme yöntemlerinden biri olan derin Q ağı (DQN) kullanarak inceledi.

Çalışma, tamamlanmış bir yüksek katlı şantiye kurulumunun normal ticari işletmesinde ,7 iyileşme sağlandığını göstermemiştir.

Araştırmacılar önce kumanda stratejisini, sanal bir simülasyon ortamında , birden fazla asansörün bulunduğu 30 katlı bir şantiye senaryosuyla eğitti. Ardından öğrenilen stratejiyi, fiziksel bir maket asansör simülatöründe diğer kumanda stratejileriyle karşılaştırarak test etti. (Lee & Kim, 2021)

Test edilen senaryolar ve kumanda yöntemleri kapsamında DQN tabanlı sistem, yolcu bekleme ve taşıma süresini ,7’ye varan oranda azalttı. (Lee & Kim, 2021)

Bu sonuç şu anlama gelmez:

“Yapay zekâ inşaatı ,7 hızlandırır.”

Akıllı bir kumanda sistemi kullanılan her inşaat asansörünün aynı kazanımı elde edeceğini de göstermez.

Araştırmanın desteklediği daha belirli sonuç şudur:

Fiziksel taşıma ekipmanı değişmese bile işletme kumandası, asansör performansını önemli ölçüde etkileyebilir.

Bir projede ne zaman ek inşaat asansörü gerekir?

Ek bir asansörün kendiliğinden zorunlu hâle geldiği evrensel bir kat sayısı veya bina yüksekliği yoktur.

Karar, aşağıdaki değişkenlere bağlıdır:

DeğişkenNeden Önemli?
Bina yüksekliğiSeyir mesafesi arttıkça çevrim süresi uzar.
Personel SayısıÖzellikle vardiya değişimlerinde daha fazla personel, daha yüksek yolcu taşıma talebi oluşturur.
Çalışma Yürütülen Kat SayısıFarklı katlara dağılmış ekipler, daha fazla varış noktası ve durak gerektirir.
Malzeme Taşıma Talebiİnşaatın her aşaması farklı taşıma ihtiyaçları doğurur.
Asansör HızıSeyir hızı çevrim süresini etkiler; ancak sistem performansının yalnızca bir bileşenidir.
Kabin KapasitesiHer seferde ne kadar personel veya malzeme taşınabileceğini belirler.
Kabin DüzeniTek kabin, geleneksel çift kabin ve diğer düzenler farklı işletme olanakları sunar.
Kat Duraklarının DüzeniDurak sayısının artması, seyir ve kapı açma-kapama sürelerini uzatabilir.
Asansörün KonumuYük kabinden çıktıktan sonraki yatay taşıma mesafesini etkiler.
Taşıma Trafiğinin YönetimiVerimsiz sefer planlaması mevcut kapasitenin boşa harcanmasına yol açabilir.
Projenin AşamasıYapı yükseldikçe taşıma talebi değişir.

Bu nedenle kapsamlı inşaat asansörü planlamasında simülasyon, proje verileri, matematiksel optimizasyon ve BIM destekli talep tahmini giderek daha fazla kullanılıyor.

Örneğin Jalali Yazdi, Maghrebi ve Bolouri Bazaz, karma tamsayılı programlamaya dayalı bir optimizasyon modeli geliştirdi . Model; işlerin özelliklerini, proje takvimini, gereken kaynakları, asansörün teknik özelliklerini ve bina koşullarını birlikte ele aldı. 34 katlı bir inşaat projesinin gerçek verileriyle sınandı. Amaç, sahadaki önce-sonra verimlilik değişimini doğrudan ölçmek yerine düşey taşıma planlaması problemini çözmekti. (Jalali Yazdi et al., 2018)

Kapasite artışı ile verimlilik artışı aynı şey değildir

Bu ayrım, temel çıkarımı oluşturur.

Bir inşaat asansörü daha kurmak, teorik taşıma kapasitesini artırır.

Ancak proje performansı, ek kapasitenin gerçek darboğazı giderip gidermediğine bağlıdır.

Personel gerçekten yetersiz taşıma kapasitesi nedeniyle bekliyorsa ek bir kabin önemli iyileşme sağlayabilir.

Gecikmeler yetersiz hizmet bölgelendirmesi, verimsiz sefer planlaması, yanlış konumlandırılmış kat erişimleri veya dengesiz trafik dağılımından kaynaklanıyorsa ekipman sayısını artırmak bu verimsizliklerin önemli bölümünü gidermeyebilir.

Bu nedenle akademik çalışmalar daha yararlı bir yaklaşımı işaret ediyor:

İnşaat asansörünün performansı, sistemin bir bütün olarak tasarlanmasına bağlıdır.

Makine sayısı önemlidir.

Şu unsurlar da önemlidir:

  • taşıma kapasiteleri,
  • kabin ve sistem düzenleri,
  • konumları,
  • hizmet verdikleri katlar,
  • çalışma zamanları,
  • taşıdıkları yükler,
  • çağrıların asansörlere nasıl dağıtıldığı.

Yüklenicilerin sorması gereken soru

Yükleniciler ve planlamacılar yalnızca

“Kaç inşaat asansörüne ihtiyacımız var?”

diye sormak yerine şu soruyla daha doğru sonuca ulaşabilir:

“Asansör sayısı, kapasitesi, konumu ve işletme stratejisinin hangi birleşimi, değişen düşey taşıma talebimizi kabul edilebilir bekleme süresi ve maliyetle karşılar?”

Bu sorunun yanıtı daha karmaşıktır.

Ancak yüksek katlı inşaatın gerçek işleyişini daha iyi yansıtır.

İnşaat asansörü, yalnızca binanın yanına monte edilmiş bir makine değildir.

Büyük bir projede şantiyenin lojistik altyapısının parçasıdır.

Düşey taşıma, personel ve malzeme akışında bir kısıt oluşturduğunda sistemi iyileştirmek, anma kapasitesini artırmak kadar önemli olabilir.

Sıkça Sorulan Sorular

İnşaat asansörü sayısını artırmak projeyi hızlandırır mı?

Mevcut kapasite personel veya malzeme talebini karşılayamıyorsa düşey taşıma performansını iyileştirebilir. Bununla birlikte araştırmalar; hizmet bölgelendirmesinin, konumun, kabin düzeninin ve işletme stratejisinin bekleme sürelerini, taşıma performansını ve lojistik maliyetini önemli ölçüde etkilediğini de gösteriyor.

Araştırmaların çoğu toplam proje tamamlanma süresini değil, bu ara lojistik göstergelerini ölçer. Bu nedenle asansör performansındaki iyileşme, toplam inşaat süresinin aynı oranda kısaldığı şeklinde yorumlanmamalıdır.

Yüksek katlı bir bina için kaç inşaat asansörü gerekir?

Her projeye uygulanabilecek tek bir sayı yoktur.

Asansör ihtiyacı; bina yüksekliğine, personel sayısına, malzeme talebine, çalışma yürütülen katlara, kabin kapasitesine, seyir hızına, şantiye yerleşimine, trafik düzenine, proje aşamasına ve kabul edilebilir bekleme süresine bağlıdır.

Bu nedenle simülasyon ve optimizasyon araştırmaları, sabit bir asansör/kat oranı önermek yerine gerçek projeye uygun konfigürasyonu bulmaya odaklanır.

Çift kabinli inşaat asansörü tek kabinliye göre daha verimli midir?

Ek kabin kapasitesi taşınan personel ve malzeme miktarını artırabilir. Ancak gerçek verim; taşıma talebine, fiziksel düzene, işletme stratejisine, saha kısıtlarına ve sefer planlamasına bağlıdır.

Ayrıca şu iki sistem birbirinden ayrılmalıdır: geleneksel çift kabinli inşaat asansörü— ortak mast sistemi üzerinde bağımsız çalışan kabinler — ve Kim ve arkadaşlarının incelediği esnek çift katlı konsept

Kim ve arkadaşlarının bildirdiği %7,9 işletme verimi artışı ve ,6 işletme maliyeti azalması, yalnızca örnek proje simülasyonunda değerlendirilen en uygun esnek çift kabin konfigürasyonuna aittir. Bunlar geleneksel çift kabinli inşaat asansörleri için genel performans değerleri değildir. (Kim et al., 2018)

Hizmet bölgelendirmesi bekleme veya taşıma süresini azaltabilir mi?

Uygun koşullarda evet.

Park ve arkadaşları, yüksek katlı bir konut projesinin simülasyonunda en uygun hizmet bölgelendirmesiyle düşey taşıma süresinde azalma bildirdi . Sonuç, yalnızca bu simülasyondaki taşıma süresine ilişkindir; tüm bina projesinin hızlandığı anlamına gelmez. (Park et al., 2013)

Yapay zekâ inşaat asansörünün verimini artırabilir mi?

Araştırmalar, akıllı sefer planlama sistemlerinin gereksiz seferleri ve yolcu beklemelerini azaltarak taşıma performansını iyileştirebileceğini gösteriyor.

Lee ve Kim, derin pekiştirmeli öğrenme tabanlı kumanda sistemini simülasyonda eğitti; ardından fiziksel bir maket asansör simülatöründe değerlendirdi. Test edilen senaryolar ve karşılaştırılan kumanda yöntemleri kapsamında yolcu bekleme ve taşıma süresi ,7’ye varan oranda azaldı. Bu, deneysel bir kumanda sistemi sonucudur; her proje için geçerli bir verimlilik garantisi değildir. (Lee & Kim, 2021)

Yüksek katlı bir proje için asansör sistemi mi planlıyorsunuz?

Nihai konfigürasyona karar vermeden önce taşıma amacını, proje yüksekliğini, kat duraklarının düzenini, kabin ihtiyacını ve saha bağlantılarını birlikte değerlendirin. Projeye özel inşaat asansörü değerlendirmesi için bu bilgileri SEKLIFT ekibiyle paylaşın.

SEKLIFT inşaat asansörü modellerini inceleyin →

Proje gereksinimlerinizi görüşelim →

Kaynakça

  • Park, M., Ha, S., Lee, H.-S., Choi, Y.-K., Kim, H., & Han, S. 2013. Lifting demand-based zoning for minimizing worker vertical transportation time in high-rise building construction. Automation in Construction, 32, 88–95. DOI: 10.1016/j.autcon.2013.01.010.
  • Shin, Y., Cho, H., & Kang, K.-I. 2011. Simulation model incorporating genetic algorithms for optimal temporary hoist planning in high-rise building construction. Automation in Construction, 20(5), 550–558. DOI: 10.1016/j.autcon.2010.11.021.
  • Cho, C.-Y., Lee, Y., Cho, M.-Y., Kwon, S., Shin, Y., & Lee, J. 2013. An optimal algorithm of the multi-lifting operating simulation for super-tall building construction. Automation in Construction, 35, 595–607. DOI: 10.1016/j.autcon.2013.01.003.
  • Koo, C., Hong, T., Yoon, J., & Jeong, K. 2016. Zoning-Based Vertical Transportation Optimization for Workers at Peak Time in a Skyscraper Construction. Computer-Aided Civil and Infrastructure Engineering, 31(11), 826–845. DOI: 10.1111/mice.12220.
  • Jalali Yazdi, A., Maghrebi, M., & Bolouri Bazaz, J. 2018. Mathematical model to optimally solve the lift planning problem in high-rise construction projects. Automation in Construction, 92, 120–132. DOI: 10.1016/j.autcon.2018.03.029.
  • Kim, T., Lee, U.-K., Kim, S. W., Lim, H., Kim, C.-W., Cho, H., & Kang, K.-I. 2018. Flexible double-cage hoist for high operational efficiency in tall building construction. Automation in Construction, 96, 280–291. DOI: 10.1016/j.autcon.2018.09.023.
  • Wu, K., García de Soto, B., Adey, B. T., & Zhang, F. 2020. BIM-based estimation of vertical transportation demands during the construction of high-rise buildings. Automation in Construction, 110, 102985. DOI: 10.1016/j.autcon.2019.102985.
  • Lee, D., & Kim, M. 2021. Autonomous construction hoist system based on deep reinforcement learning in high-rise building construction. Automation in Construction, 128, 103737. DOI: 10.1016/j.autcon.2021.103737.
  • Jawaheri, M., Ahmadnia, M., Maghrebi, M., & Ghanbari, R. 2026. How many lifts does a construction site need? A Global optimization approach. Engineering, Construction and Architectural Management, 33(11), 8569–8599. DOI: 10.1108/ECAM-11-2024-1570. İlk çevrim içi yayın: 20 Ağustos 2025; 1 Eylül 2026 tarihli sayıda yayımlanmıştır.